• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tarikkubilayaktas/
  • https://twitter.com/Aktas_Kubilay

    • KUBİLAY AKTAŞ
    • KUBİLAY AKTAŞ
    • KUBİLAY AKTAŞ
    • KUBİLAY AKTAŞ
    • KUBİLAY AKTAŞ
    • KUBİLAY AKTAŞ
    • KUBİLAY AKTAŞ
    • KUBİLAY AKTAŞ

Anasayfa

Her bir niyetimiz, kendi âlemimize yazdığımız programlardır, toprağımıza ektiğimiz tohumlardır. Zamanı gelip bu programlar işleme konulduğunda, yani tohumlar filizlendiğinde, niyetin niteliği açığa çıkar. Bunu şöyle betimleyebiliriz: Olumlu niyetin eylemi aydınlık, olumsuz niyetin eylemi ise karanlıktır. Bir de olumlu ya da olumsuz olmayan bir niyet var ki; bu tam şeffafiyettir. Bu, eylemin bulunduğu ama bizim orada bulunmadığımız bir niyettir. Kimlik etiketimizi çıkardığımız için, geçmiş ve gelecek yoktur, yani sebep ve sonuç düşünceleri… “Şunu yaparsam şöyle olur. Bunu yaparsam bunu elde ederim.” Gibi hesap ve kıyaslar bulunmaz. Sadece AN vardır, farkında olunan.
03.12.2016
Uyanık kişi ise, düşüncelerini durdurabilir ve durdurabildiği için de başlatabilir; onları yönlendirebilir, bir konu üzerinde yoğunlaştırabilir. Bu hâkimiyet ve iradedir. Düşüncelerini ve duygularını durdurabilen kişi, yeteneklerini israf etmez. Hz. Musa’da gerçekleşen Kayyumiyet sırrı, onda da gerçekleşebilir. Bu hak ediş basamağıdır. Musa (a.s.) ateşi gördü ve “Durun” dedi. Yani bir bilinç sıçraması, açılımı ile karşı karşıyaydı. Beyinde, sinaps aralığında bir şimşek, kıvılcım çakmıştı ve Musa diğer her şeyi, tüm masivâyı durdurduktan sonra ateşin yanına vardı. Orada Rabbi ile karşılaştı.
03.12.2016




Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam84
Toplam Ziyaret777
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° -2°
Saat