• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tarikkubilayaktas/
  • https://twitter.com/Aktas_Kubilay

Sessizliğin Sesi

Musa ailesine “Durun” demişti. (Kasas Suresi, 29) “Dur” demek ve durdurabilmek iradedir. Aile, kişisel âlemde duygu ve düşünceleri temsil eder. Uykuda olan bir kişi için bunları durdurmak ve başlatmak istemli değildir. Zihin sürekli düşünceler üretir, bağlantılar kurar ve sen istemediğin halde o düşüncelerin peşinden koşar. Bir de bakmışsın ya geçmişteki bir üzüntünün, pişmanlığın içinde kaybolmuşsun ya da gelecekteki kaygılarının fırtınasında, korkudasındır. Vesveseler de böyledir. Bir oltaya takılıp, günlerce sürüklenmek için sadece bir parça yem yeterlidir. Mesela bir çağrışım ya da sözcük...
 
Uyanık kişi ise, düşüncelerini durdurabilir ve durdurabildiği için de başlatabilir; onları yönlendirebilir, bir konu üzerinde yoğunlaştırabilir. Bu hâkimiyet ve iradedir. Düşüncelerini ve duygularını durdurabilen kişi, yeteneklerini israf etmez. Hz. Musa’da gerçekleşen Kayyumiyet sırrı, onda da gerçekleşebilir. Bu hak ediş basamağıdır. Musa (a.s.) ateşi gördü ve “Durun” dedi. Yani bir bilinç sıçraması, açılımı ile karşı karşıyaydı. Beyinde, sinaps aralığında bir şimşek, kıvılcım çakmıştı ve Musa diğer her şeyi, tüm masivâyı durdurduktan sonra ateşin yanına vardı. Orada Rabbi ile karşılaştı.
 
Ürettiği düşüncelerden kendini sıyırabilen bir zihin, sadece içine yöneldiği zaman Tao’nun özünü fark edebilir. Ürettiği düşüncelerle dolu bir zihin; kendini, algılarıyla kavradığı sürece sadece dış âlemin biçim ve yapılarını görebilir. (Tao Te Ching, 1)
 
Sessizliğin sesini içinizden yükseltin. Bir süreliğine sessizleşin. Bir süreliğine soru sormayın. Bir süreliğine geçmişiniz için kendinizi suçlamayı ve geleceğiniz için kaygılanmayı bırakın. Çünkü hakikat aranmaz, bulunur. Soru sormak, Musa’nın gördüğü o ateşi söndürür. Hem “Allah’ım vahdet okyanusuna beni batır.” Diyoruz hem de okyanusun içinde olduğumuzu anlamak için dalga oluşturuyoruz. Zihin, dalga oluşturur, soru oluşturur. Çünkü “Soruyorum öyleyse varım. Düşünüyorum öyleyse varım.” Söylemiyle ego kendi varlığını ispata çalışır. Hâlbuki düşünmeden de var olunabilir. Hem de bu varlık dalganın değil, okyanusun varlığına dönüşür.  Öyleyse bunun bir oyun olduğunu fark et ve bu oyundan çıkmak için bir süreliğine sessizleş. Zihnine “Dur” de. Yemeğini yerken sadece yemeğini ye, çayını içerken sadece çayını iç, konuşuyorken sadece konuş ve susuyorken sadece sus. Böylece Musa’nın gördüğü ateş senin için de gerçek olabilir.
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam83
Toplam Ziyaret27319