• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tarikkubilayaktas/
  • https://twitter.com/Aktas_Kubilay

Kendini bilme – Uyanma (1)

Kendini bilmek ile gelen uyanma, `İnsanlar uykudadır; ancak ölünce uyanacaktır, siz ölmeden ölünüz.` hakikatinin deneyim sahasıdır. Uyanmak için önce uykuda olduğunuzu fark etmelisiniz.
 
Dikkat ederseniz hep bir uyarıcı unsur ile uyanırız, bu ya bir rüya olur, ya dışarıdan gelen bir ses olur. Uyanma, yaşamın bir rüya olmadığının gerçekliğine uyanmaktır. Uyanma, kendini bilmek ile gelen kendi gerçekliğine uyanmaktır. Rüya gördüğümüzde hem rüyanın içinde olan, hem rüyayı gören aynı kişidir. Kendi yaşamınızda da her an olan ve olanı izleyen olarak ayırmanız, sizi kendi varoluşsal hakikatinize her an biraz daha yaklaştıracaktır.
 
Kendini bilmek şimdilik bir tohum olduğunu ancak anlayış ile meyve vereceğini ve bu meyve içindeki çekirdek ile nice nice alemlerin sizin özünüz aracılığı ile var kılanacağını bilmektir. 
 
Kendinizdeki saklı hazineye ulaşmaktır. Başlangıcı ve sonu olmayan bu hazine dokunulmamış olarak şimdi de B'nin altındaki noktada durmaktadır. Doğmamış ve doğrulmamış olan `teklik` bilincine erişmektir.Tüm varlıktaki dualite [ikilik] tek olanı işaret eder. Kendini bilmek denilen mana tüm oluş ile bağlantını keşfetmektir. Ancak bu keşif sizi bir olanın anlayışına getirecektir.
 
`Kalpler yalnız Allah`ı anmak ile tatmin olur.`[ Rad, 28] 
 
Huzursuz dualitede kalan zihin anmak, anımsamak, fark etmek ile sükuna kavuşur. Neyi anmak, anımsamak peki? Bizzati kendinizi. Size bahşedilmiş olan yaşamda kendinizi fark eder ve bilirseniz gerçektir, değilse mekanik bir hayatın içinde hapsolmuş kuvvetle ihtimaldir ki bunun farkında bile değilsinizdir. Uyku halindesindir. Kendini bilmek, kendi potansiyelinizin ve size zaten verilmiş olanın farkına varmanızdır.
 
Hz. Geylani ilahi ihsanında, Hz Allah`ın; 
 
- Eğer insan bizim katımızdaki değerini bilseydi, bugün mülk yalnızca benimdir derdi. Dediğini anlatır. 
 
Kendini bilmek tüm mülk ile bağlantılı olduğunu bilmektir. Burada yargı, zan düşer sizden; çünkü her ne oluyorsa sizinle bir bağlantısı olduğundan oluyordur. Şu anda ve burada içinde olduğum an da olanın benim ile bağlantısı nedir? sorusu kendini bilme bilincini sizden açığa çıkarır. 
 
Hz Musa, Tur dağı olan kutsal vadide Rabbinin; 
 
- Dur Ey Musa, ayakkabılarını çıkar kutsal vadi olan tuvadasın. ( Ta-ha 12) 
hitabı ile durmuştur. 
 
Vadi (iki dağ, geçmiş gelecek arası geçittir.)
 
Tuva ise; (kutsal, övülmüş, hedefte ulaşılmayı bekleniyor olan, sena edilendir.) 
 
Musa (as) geçmiş ve geleceği temsil eden ayakkabılarını çıkarttığı tüm benliklerden arındığında geçmişi ve geleceği temsil eden iki dağ arasındaki geçit olan vadiye kutsal vadi 
olan şimdinin bilincine doğdu.
 
Tur tarafında bir ateş gördü ailesine siz burada bekleyin durun ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut ısınmanız için bir ateş parçası getiririm (Kasas suresi 29).
 
Ailesi bu zamana kadar izlediği ve özdeşleştiği tüm yaşamıydı bütün kuvvetleri idi. Bu kuvvetler onunla beraberdi, onu engellemiyor ve ondan geri kalmıyordu. Mücahedede (çabada) devamlılık ve külfetsiz bir murakabe (yakinlik) için gerekli olan bütünleşme hasıl oldu. Tur tarafında, halden hale geçişlerinde, içsel dönüşünde, kendi seyri sülukundaki yolculuğunda fark etti. Kalb menzili olan turunda, döngüsünde ruh ateşini gördü. Burası apaçık ufuktur, fark ediştir ve Allah nebilerine vahy ettiğini buradan vahy eder.
 
Mübarek yer zamanı mekanı aşan ve onuda içine alan sır adı verilen ve kalbin makamı olan yerde nefsinin kutsi ağacı olan tüm varlık katmanlarından ona seslenildi; 
 
Ey Musa! bil ki ben Allah’ım. Ey Musa! bil ki Ben, Ben olanım. Kim ki ben oldu ben onunlayım. Burası mükaleme ve sıfatlardan fena bulma makamıdır. Burada söyleyende dinleyende Allah olur.
 
Varlığın bütünlüklü ifade edişi olan Allah, zamanda, mekanda değil sonsuzluktadır. Sonsuzluk varılacak bir yer, bir hedef değil, şimdidir. Allah ile olma, şimdide olmaktır. Geçmişte, gelecekte değil; şimdi ve burada. 
 
Bu kutsal ateşi gören ve tüm geçmişi, geleceği durdurup İbrahimi bilinç ile buna tek başına girebilen, tekrar edişi ölümle dahi son bulmayan bu döngüde labirentten sıçrayacaktır. Burası sonsuz olanın anlayışının ve hissedişinin doğacağı yerdir.

KUBİLAY AKTAŞ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam83
Toplam Ziyaret27319