• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/tarikkubilayaktas/
  • https://twitter.com/Aktas_Kubilay

Simya Uygulamaları (4)

Kadir ve şanı yüce olan isminle senden istedim.
Ey güçlü, kadir olan Allah'ım; sen işlerimi kolaylaştır. (Celcelutiye 4.bab)

İlk üç saç ayağı (ilk üç bab), bu dördüncü noktadaki ( kalp dairesi) ile birleşirse; o zaman tam köşeli bir yapı üzerine inşâ edebilirsin kubbeni. Köşeli yapı; kaderi, sistemi okuduğun, tanımladığın noktadır.

Tek bir yol yok; kişilere göre, olaylara göre değişen yollar ve esmâlar harmonisi var. Dengeye, kadere örnek şu olabilir; farklı farklı enstrümanların birlikte bir uyum içinde çalması ve aralarında hoş bir harmoni oluşturması...

Ve kalbimiz; "beden, zihin ve ruhun harmoni merkezidir." Maddi düzlem tamamlanmış; bedenimiz, ruhumuz ile kalp noktasında buluşmuş ve matrix çözülmüştür. O zaman kader, program, işletim sistemi bilindiği için, tüm işler kolaylıkla yapılabilir. Yetmiş kiloluk bir insanın, tonlarca ağırlıktaki uçakları havalandırmasını düşünelim. Uçuş sistemini kurduğu için, uçagı kaldırıp indirmek sorun değildir.

Hayat; ancak merkez, "saf bilinç" ile devam edebilir. İstenilen, arzu edilen erek budur. Ey yagâne Mabudum! sen işlerimi kolaylaştır; yani beni ilahi sisteminle, kader ile üzerimdeki tasarrufun ile eş zamanlı hareket ettir; beni kendi varlığımın bilgisi ile entegre et! Amin...

Bu noktada şan ve şeref sahibi olursun. Çünkü cüzi olan küllde, bütünün içinde erittin. Damla idin, şimdi okyanus oldun. Artık okyanus ile uyum içindesin. Ve kendi yaşamının gözlemcisisin! izliyorsun.

Kalp nokta-i nazarından varoluşu ve içindeki kendi varlığını izlemek, huzurdur; mutmain olursun. Her ne oluyorsa sorun yok; sadece ayak uydurursun, esneksin, katı kuralların yok; çünkü varlık akışkandır ve her an başka bir devinimdedir. Özün artık güvenilir ellerdedir. Takva da bu özü korumak için yaptığın her bir eylemindir.

Onu bir kere sahibine verdiğin zaman, artık koruma zahmetinden ve enerji israfından kurtulmuş olursun. Korumaya çalışmak, zihinsel olduğu için yorucudur. Bu yorgunluk, sende enerji düşüklüğü, vesvese ve çeliskilere sebep olur. Halbuki İlahi rüzgâr nereye yönlendirirse oraya akmalı ! Teslim, tevekkül, " saadet-i dâreyne ( mutluluk beldesi) ulaşmalı!

"Rüzgâr ne yönden eserse essin, dünya ne yöne dönerse dönsün; bizim için her şey tam ve mükemmeldir." ( Tao )

Tabi ki insan, uçağa binmeden, pilotun o uçağı nasıl kaldırdığını bilmez. Ve pilota teslim olman için uçağı ve onu tanıman lazım. Ve insan işte bundan korkar. Haklıdır da! Bu teslimiyet sahasında işler kafa gözüyle; yani zihinle öğrenilmez. İlahi rüzgâr seni nereye yönlendirirse... Anlaşılması güçtür bu hallerin! Bu akışta çok derin bilgelik ve farkındalık gerekir. Kontrol tamamen ilâhi plandadır.

Sen ise sadece bir gözlemcisin.
Sen, senden öte ilahi bedendeki saf bilincin insan form ve bedeninde varlığa yansımasısın.

Kubilay Aktaş
Hayalin Mucizesi

Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam83
Toplam Ziyaret27319